Follow by Email

2 Şubat 2012 Perşembe

ELDEN


Taksim İstikal’de yeni bir adam türedi son birkaç haftadır. Gelen geçen herkesin eline kağıt ya da kağıtlar dağıtıp duruyor. Ama ne bir söz ne bir ima. Israr yok, reklam yok, şaklabanlık yok. Sessiz sessiz, namuslu bir memurmuşcasına işini yapmaya çalışıyor gibi sadece. Kendisi mi yazıyor, yoksa başkalarının yazdıklarını mı dağıtıyor bilmiyorum. Fakat sektirmeden de alıyorum ne zaman denk gelirsem.
Takma da olsa bir isim, bir imza yok yazılarda. Tarih de yazmıyor. Hani bir “X” koysa demek ki bunu o “X” yazmış diyebileceğim hiç değilse, fakat herhangi bir değer verilecek “X” de yok ortada. Tamamen sahipsiz. Dağıtan kişiye birkaç defa bilgi almak amacıyla gayet kışkırtıcı bir şekilde muhtelif sorular sormama rağmen her defasında “Al oku!”dan başka hiçbir yanıt alamadım. Zaten belki adamın olayla ilgisi bile yok. Bilinçsiz bir elçi sadece ya da hayli ketum bir bilge. Madem isimsiz olmak istiyor, gerisi beni ilgilendirmez gerçi. Ama müthiş bir gizem uyandırmıyor da değil. Aslında pek çok olasılık var aklımda lakin duruma saygımdan ötürü bunları uzun uzun anlatmaktan kaçınıyorum. Nitekim benim varsayımlarımın zerre önemi yok bu noktada.
Her kağıdın başında bir başlık var. Bunu belirttim çünkü devamı isterse bir cümle isterse zımbalı olarak birkaç sayfa olsun bir başlık muhakkak oluyor. Hafiften bir ilgi çekme çabası olarak görebiliriz bunu. Ama ilanların yayımlanma şekli göz önüne alındığında gayet de anlaşılabilir bir yöntem, varsın başlık on sayfa tutsun pek aldırmamalı buna. Sokağa inme serbestliğini bu denli kazanmış böyle biri ne yaparsa yapsın mübah sayılabilir.
İçeriklere gelince... Galiba ikinci bir elden anlatılamayacak kadar kendi seslerine sahipler. Bu sebeple, arka planı pek bilmeden yalnızca dağıtım şeklini basitçe tasvir ettikten sonra metinleri doğrudan buraya koymayı uygun gördüm. Daha fazla uzatmadan birkaç tanesini hemen paylaşıyorum artık. Mesela:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder