Follow by Email

5 Temmuz 2011 Salı

ANTİ-ŞİİR (AMA ÇOK DA KARŞI DEĞİL)

Bir uyak bulmaya çalışmak zorunluluğu. Tesadüfen çıkan seslerden müzik yaratmaya çalışmak, sırf zevk için. Adeta bir dayatma bu. Misal, bu yazının ilk ve üçüncü cümleleri yarım uyak yapıyor. Kendilerini daha anlamlı hale mi getirdi yani bu şekilcilik?
Tüm şiirler parçalanacaktır zamanla. Farklı bir zaman, farklı bir mekan, farklı bir dil, tüm bunlar hepsinin pabucunu dama atacaktır. Ana dile tam olarak çevrilebilen bir şiir gördünüz mü hiç? Aynı milletten bireylerin bile değişik bir dili var: Kendince. Öylseyse ancak dil milliyetçilerinin bir oyuncağı olabilir bunlar. Baki kalan ise hep “anlam” olacaktır. İçerik. Bu yazı somut olarak neyden bahsediyor, cevaplanması gereken soru budur. Gerçek edebiyat müzikle değil, güfteyle mümkündür. Çünkü şiir aslında bir büyüdür, bir göz ve kulak bağıdır ve bazen büyülenmemek elde değil. Yine de hep geçici, hep uçucu. Pek çok zaman da uçurucu. Bazen fazlasıyla uçurucu, uyuşturucu, evcilleştirici, ehlileştirici, tehlikeli, ki risk meraklıları az değildir dünyada. En iyisi bırakalım kendimizi müziğe, çok fazla da kendimizden geçmemecesine.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder