Follow by Email

17 Haziran 2011 Cuma

SİNEFİL


















Bir hafta aklıma esti, oldukça yakın aralıklarla yaklaşık otuz tane film izledim. Başlarda büyük keyif alıyordum, pek çok filmi kimi ayrıntılarıyla hatırlayabiliyordum sürekli. Fakat otuz sayısına yaklaştıkça hafızamda tam bir karmaşa yaşanmaya başladı. Onca karakter, olay, replik, sahne, hepsi birbirine karışıyordu. Bazen bir önceki filmin adını unuttuğum bile oluyordu. Zihnim imge bombardımanından yaralı çıkmıştı. Fakat sinema bağımlılığımın tam anlamıyla başladığı tarih de tam bu söz konusu haftanın sonuna denk geliyor. Gerçek hayattan bu denli kopmak, bir anlamda hipnotize olmak, kendi hayatımın kurgularından bir süreliğine uzaklaşmak bir zevk verir olmuştu bana. Durmadan başkalarının rüyalarında yolculuk etmek gibiydi adeta. Sonra hep bu keyfin peşine düşer oldum ve fırsat buldukça ara sıra tatmaya başladım uzun metrajlı dozlarımı. Hayır, hiç de rahatsız değilim. Yazı bitti, bir tane daha izleyeyim. Çünkü benim hayatım sıkıcı, sinema değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder