Follow by Email

23 Haziran 2011 Perşembe

KIYAMET
















Onbir ayın hepsinin de sultanı Ramazan münasebetiyle Sultan Ahmet Camii’ne bağlanıyoruz şimdi de, mikrofon başında acar muhabirimiz Muhammed var şu an, evet Muhammed orada nasıl bir atmosfer yaşanıyor, aktarabilir misin bize biraz?
Evet Rıza, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle daha ilk günden tüm müslümanlar akın ettiler Sultan Ahmet Camii’ne, burası hınca hınç dolu, tam bir izdiham var arkamda, insanlar kendilerinden geçmiş durumdalar, eminim ki herkesin kalbinde coşkun bir huşu mevzu bahis, misal şu an heyecandan bayılan bir teyze görüyorum ileride ve hemen röportaj için teyzemin yanına koşuyorum, insanlar bana yol vermiyorlar, bazıları ayaklarımın dibine atlıyor, kafalarına basa basa ilerliyorum ve hoop şu an teyzemin yanındayım, selamın aleyküm teyze, vellayküm selaam, n’ooldu anlat bakalım bize neden bayıldın, oğlum, oğlum, yevrum benim, mikrofonuna kurban, teyzecim evet sen duygularını anlat, hee anlatayım yevrum, inme geliyor zandım ilkin, sonra bir de baktım gökten bir melek geliyor, kanatlı bir melek, arkasında da pamuk gibi bir duman, o an kamerayı da görünce, ellahım dedim, işte budur dedim, olay budur, din budur, açtım ellerimi heman, sallallahuveleyhi, evet teyzecim burası biraz kalabalıklaştı sanırsam, veleyhisselamün ve ya metallahü, ordan hoca hemen bağardı, ezberleyememişsin ulan Saciye, teyzecim, abicim, bi’ müsaade, görüyorsunuz sayın seyirciler, o kadar nurlanmış ki teyzecim adeta saçmalıyor, fakat şu kutsal manzarayı görüyorsunuz, kameramız biraz daha yaklaşabilirse, evet saçmalamamak mümkün değil, görüyorsunuz, hissediyorsunuz siz de eminim bu görüntüyü, herhalde tüm Türkiye burada olmak isterdi şu an, bu havayı solumak, bu kadraja girmek, bu ekrana çıkmak isterdi, evet bir teyze daha bayıldı, onun da yanına gidiyorum hemen, derken şurda bir tane daha bayıldı, hiçbirine gidemiyorum, insanlar beni iyice sıkıştırıyor, sürekli soru soruyorlar, elçi misin, mehdi misin sen, hangi kanal, hangi tivi, herkes kameraya çıkmaya çalışıyor, kameramanımızın başını seviyorlar, kamerayı da okşuyorlar, ayılıp bayılanlar mı dersiniz yoksa ezilip de ölenler mi, evet insanlar ölüyorlar burada Rıza, şu an canlı yayındayız ve dinleri için ölüyorlar, kanalımız için ölüyorlar, canlı canlı, işte olay budur hacı diyorum, altta kalanın canı çıkıyor diyorum, ceset kulesi minareye kadar yükseliyor, tüm bunlar sadece onbeş dakika içinde olup bitiyor, artık ceset bile olsalar bir nebze ünlü oluyorlar şu kısacık süre zarfında ve aman allahım, bismillah bismillah aman allahım, bu bir mucize, belki de kıyamet, kule üstümüze yıkıl…
Evet, teknik bir aksaklıktan dolayı Muhammed’le bağlantımızı kaybediyoruz ve bir son dakika haberi. Sultan Ahmet’te facia! Hay Allah! Hemen olay yerindeki muhabirimiz Muhammed’e bağlanıyoruz ve son gelişmeleri yer altından bildiriyor bize, Muhammed? Muhammed? Alo? Hişşt, aloo?
Bırak lan kamerayı! Bıraksana lan deyyus, üstüme zimmetli, aloo kime diyorum dinsiz, bak buraya aloo, anacım üçüncü kanalı aç, üçüncü kanalı, hee bak bak, hayır üçe basacaksın, alooovv?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder