Follow by Email

14 Mayıs 2011 Cumartesi

ENGİN

Okyanusun tam ortasındayız. Uçsuz bucaksız. Hatta öyle bir gezegendeyiz ki hiçbir kara parçası yok, her yer su. Yüzmenin her anı çok zevkli, fakat bir süre sonra elbette yoruluyoruz. Bir yere çıkıp dinlenmek istiyoruz, ama hiçbir yer yok. Bu sırada bu gezegenin Tanrı’sı yardımımıza koşuyor ve okyanus derinliğini o denli küçültüyor ki yüzmemize gerek kalmıyor, ayakta durabiliyoruz, su ancak göğüs hizamıza gelebiliyor. Can derdinden kurtulduk fakat şimdi de can sıkıntısı oluşuyor, günlerdir sudayız çünkü. Elimizi açıp dua etmeye başlıyoruz. O an ufukta küçük bir ada görüyoruz, sanki birden oraya kondurulmuş gibi. Hemen adacığa gidiyoruz. Adadaki yerliler bizi çok iyi karşılıyorlar, fakat adam akıllı iletişim kuramıyoruz. Birkaç mutlu yıldan sonra dillerini su gibi konuşabiliyoruz ama hep aynı adamlar, kadınlar, kelimeler, cümleler, vurgular, tepkiler, bunlar da sıkıyor bunca zamanın sonunda. Bu sefer dua bile etmemize fırsat kalmadan adaya çok yakın bir yerde yeni bir ada ortaya çıkıyor, hiç duraksamadan oraya yüzüyoruz. Başka yerliler, başka bir dil, birkaç sene daha, tekrar sıkıntı. Bir ada daha belirmesini beklemeden vuruyoruz kendimizi sulara. Yüz yüz bitmiyor, başka bir ada yok, iyice yoruluyoruz. Elleri açıp dua... Derken bir ada daha oluşuyor önümüzde can simidi gibi. Bu diğerlerine göre daha büyük bir yer. En az iki tür insan ve dil barındırıyor. Yine aynı öğrenme süreci ve bir süre sonra kaçınılmaz olarak yine yolculuk.
Yıllarımız bu şekilde geçiyor, mutluyuz. Tanrımız’a soruyoruz, nasılsın diye, o da mutlu. Gezegeni şaşmaz bir düzen içinde yarattığı için kendisine teşekkür ediyoruz, fakat o bize karşı çıkıyor, ne düzeninden bahsediyorsun lan sen, diye azarlıyor. Bir anda onun bilincine geçip Tanrı’nın kendisi haline geliyoruz. Tüm gezegeni görebiliyoruz. Gerçekten de hiçbir tutarlı geometri yok adalar arasında. Bazıları kocaman bazıları küçücük. Mesafeler desen farklı farklı. Sarhoş bir örümceğin asimetrik ağı gibiler bütünde. Hatırlaması, ezberlemesi daha zor haliyle. Her şeye rağmen daha zevkli.
Bizi eski küçük halimize döndürmesi için Tanrımız’dan (kendimizden?) rica ediyoruz. Yolculuk tekrar başlıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder