Follow by Email

7 Mayıs 2011 Cumartesi

DİNLEMEK

-         Peki nasıl geldin buraya?
-         Anlatamam, uzun hikaye.
-         Hikayeleri severim biliyo’sun, benim işim bu.
-         Off, çok uzun hikaye, anlatsam da anlamazsın.
-         Evet, başı bilinmeden hiçbir şey anlaşılmaz. Anlat da işte anlayayım.
-         Çok uzun diyorum, anlamıyor musun, karışık!
-         Vaktim var benim. Ulan uzun diyo'sun, daha da merak ettiriyo'sun bilerek. Sen hele bir anlat, basitleşir.
-         Hikayeler anlatanın sen olduğunu sanıyo’dum.
-         Birini bile dinlemeden ötekini nasıl uydurayım! Naz etme, uzattın!
-         Uzun sürebilir ama.
-         Dilediğin kadar.
-         Eh, sen istedin! (Duraksama) Nasıl başlanır ki buna? (Derin bir nefes) Her şey bir mektupla, galiba kendime yazdığım, hayır bir başkasına...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder